KUMPAS DEĞİL UYARI
325 | | | 06-01-2015

Adil GÜLMEZ

Ülkemin işleri biraz karışıktır.

Düzeltmek için yola çıkanlar farkında olmadan daha da karıştırırlar bazen.

Ne yazık ki hesap sapı tutana göre işler, bazen.

Sapı eline geçiren yontar da yontar hep kendine doğru.

Zanneder ki elindeki bir ganimettir ve sonsuza dek onda kalacaktır, sayar da sayar.

Hiç bitmeyecek sanır.

Aklına gelmemiştir bir gün hesabın ve kitabın döneceği, zavallı acınılacak bir durumdadır.

Yaslamış muktedirlere sırtını, derin kabadayılarla yemek sonrası otel lobilerinde pozlar verir.

Zavallı öğretmenler sevk almak zorundadırlar o günler, hemen uzatılır önlerine sendika formları.

Doldur formu, al sevki.

Yoksa tereddüt mü ediyorsun, sen bilirsin.

Eğitim aksamasın, sonra gidersin doktora, bilesin ki okul mühimdir.

Gün geldi, hesap döndü sapı da döndü.

Horlananlar, itilip kakılanlar, sapa yapıştılar.

Azmettiler, çalıştılar, yetkiyi de ele geçirdiler.

Şimdi kendi tarzlarına uygun bir şeyler yapıyorlar/yapmaya çalışıyorlar.

Onlar yol alırken birileri de aval aval bakmıyor, sapı tekrar nasıl ele geçiririz diye çalışıyorlar.

Ama tuttukları sapla bindikleri dalı kesme gayreti içindeler.

Sıkıntıları büyük, için için yanıyor, öfkeden kuduruyorlar.

Hiddetleri nefrete dönüşüyor ve başlarındaki kendilerinden ayrılanları sokak fahişelerinden bile daha onursuz görüyor.

Sendikacılık ilkel kabile anlayışıyla yapılmaz.

Bir eğitim çalışanı istediği sendikaya üye olabildiği gibi sendikasını da değiştirebilir.

Sendika değiştirmek namusa taalluk eden bir vakıa değildir.

Senin üyelerin seni bırakıp başka bir sendikaya geçiyorsa sen otur önce bunun nedenlerini öğren ve ona göre politikalar geliştir, ne diye ayrılan üyene hakaret ediyorsun zavallı sendikacı.

Geçmiş geçti, yaptıklarınız yanınıza kalmadı/kalmayacak.

Çünkü gerçek bir müdürler sendikası olmuştunuz.

 Öğretmenlere baskı yapıyor ve hür iradelerine saygı göstermeden üye sayınızı şişiriyordunuz.

Aynı anlayışınızı devam ettiriyorsunuz.

Tabanınızdan tepki gören sendikalarla eylem birliği oluşturarak anlamsız atraksiyonlara kalkışıyorsunuz.

Yeri gelmişken söyleyeyim:

Yıllardır edebiyatını yaptınız. Osmanlı dediniz, atalarımız dediniz ama şimdi Osmanlıca dersine pek soğuksunuz, neyiniz var? Desteklemeniz gerekmiyor mu? Başlı başına Kemalist bir manifesto niteliğindeki “andımız” sevdanızı nasıl izah edeceksiniz. Hala bunun davasını güdüyorsunuz, ayıp olmuyor mu?

 Üyelerinize izah edemediğiniz tavırları sendikacılık budur diye kotarmaya çalışıyorsunuz.

Sendikacılığı bir tür kan davasına dönüştürdünüz.

Yetkinin sizin elinizden çıkmasını bir türlü kabullenemiyorsunuz. Son numaralarınızdan biri de yeni müdürlere kumpas hazırlamak.

Güya bir şeyleri hatırlatıyorsunuz.

Kimse aptal falan değil.

Yaptığınız aba altından sopa göstermektir.

İşte “mobbing” budur.

Top